Fetal Nörolojik Değerlendirme

Fetal Nörolojik Değerlendirme

FETAL NÖROLOJİ

Prof Dr Burak Tatlı

Bu yazının amacı prenatal tarama sırasında tespit edilen sık karşılaşılabilinen bazı gelişimsel beyin anomalilerin Fetal USG, MR yöntemlerinden faydalanılarak prognostik değerlendirilmesine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Prenatal tanı kendi doğası gereği hekimin tecrübesi oldukça önemli bir rol taşımaktadır. Doğabilecek sorunları en aza indirebilmek için hasta başı değerlendirme yapabilecek multidisipliner bir ekibe ihtiyaç vardır. Tanı ve prognostik değerlendirmenin her zaman %100 doğru olması beklenmemelidir.

Korpus Kallosum Disgenezisi

Korpus kallosum agenesisi; korpus kallosumun 22. Haftadan sonra görülememisi ve indirek bulgularının (septum pellusidumun yokluğu, 3. Ventrikülün yukarı yerleşimli görünmesi, lateral ventriküllerin birbirine paralel seyretmesi, perikallosal arterin görülememesi ve kolposefalinin olması) varlığında konulur. Şekli mutlaka değerlendirilmelidir. frontal bölümün  (rostum) varlığı veya yokluğu, kalın veya ince olması, gestasyon haftasına uyan uzunluğunun persantildeki değeri bakılmalıdır. Fetal USG değerlendirmesindeki sübjektivite göz önüne  (%0-20 yanlış değerlendirme) alınarak  abdominal değerlendirmenin yanında vajinal koronal kesitlerde bakılması gereklidir. 3-4 hafta sonra tekrar hastanın tekrar görülmesi uygun olur. 27. Haftadan sonra Fetal MRG nin korpus kallosumu görüntülemesi ve USG de görülemeyen ek anomalileri (%22.5) göstermede üstünlüğü bilinmektedir.

Korpus kallosumun izole olup olmaması prognostik açıdan oldukça önemli bir noktadır. Fetal USG,MRG ve genetik testlerde ek anomali saptanmadığı durumlarda izole korpus kallosum agenezisinden bahsedilmektedir. Ancak aile öyküsünde mental retardasyon, epilepsi, otizm, akraba evliliği olmasının yanında gebelik esnasında tespit edilen nuchal anomaliler, intrauterine büyüme geriliği, infeksiyon, alkol bağımlılığı, azalmış fetal hareket öyküsü dikkate alınmalıdır.

Parsiyel korpus kallosum agenezisi ve total agenezi arasından prognostik belirgin bir fark saptanmamıştır. Korpus kallosumun bir parçası olan atrial bölgede 20mm kadar ventrikülomegali prognozu olumsuz etkileyen bir faktör olarak görülmemektedir. Bunun yanında ciddi ve progresif genişleme belirgin olumsuzluk göstergesidir. Cinsiyet farkının prognoz üzerine bir etkisi yoktur. Korpus kallosum agenezisi bir çok genetik ve metabolik hastalıkta görülmektedir ve bu hastalıkların prognozları oldukça kötü kabul edilmektedir. Bunun yanında bazı malformasyonlarda (polidaktili, pyeloektazi) ek bir kötü prognostik faktör olarak görülmemiştir. Perikallosal lipoma ve interhemisferik kist kimi zaman parsiyel veya total korpus kallosum agenezisine eşlik edebilmektedir. Bu durumlarda normal bir nörolojik gelişme beklenmektedir.

İzole korpus kallosum agenezisinde %50-75 normal bir gelişme beklenmektedir. Hastaların %13’ünde orta düzeyde, %11’inde ciddi nörolojik sorunlar saptanmıştır.

Sonra ki gebeliklerde tekrarlama %3 oranında görülmektedir. Bazı durumlarda anne ve babanın Kranial MRG değerlendirmesi gerekebilmektedir.

Ventrikulomegali

Ventrikül boyutları tüm gebelik boyunca atrial bölgeden bilateral ölçülerek izlenmektedir ve baş çevresinin büyümesinden bağımsız stabil kalması beklenmektedir.

Normal fetüste ortalama 7mm olarak kabul edilir. 10-14mm arasındaki genişleme sınırda ventrikulomegali olarak değerlendirilir. Bu durum kromozomal anomaliler, intrauterin infeksiyonlar ve gelişimsel serebral anomalilere eşlik etmekle birlikte, izole olarak saptantığı hastalarda %3-5 oranında olumsuz bir prognoz öngörülmektedir. Hastalar 20-22haftalık sonrasında 3-4 hafta ara ile izlenmelidir. Tüm hastalara amniosentez/kordosentez yolu ile genetik ve infeksiyon yönünden değerlendirilmelidir. Özellikle 12-14 mm aralığındaki hastalarda 27. Haftada fetal kranial MRG çekilmelidir. İzlemde ventikül boyutlarında artış, ek anomali varlığı prognozda anlamlı bozulmaya yol açmaktadır. Atrial mesafenin 15’in üstünde hidrosefaliden bahsedilmekte ve %40-90 oranında olumsuz prognozdan bahsetmek mümkündür. Tek taraflı veya bilateral sınırda ventrikolomegali arasında literatürde anlamlı bir fark saptanmamıştır.